CHP Kurultayı ve Kemal Kılıçdaroğlu

Türk Siyaseti Yayınlayan:

Türkiye’de siyasi konjonktür, 2007 seçimlerinden sonra üç siyasi parti üzerine kuruldu. İktidarda, AKP, Ana muhalefet partisi CHP, diğer muhalefet partisi de MHP. Bir de PKK’nın yasal kolunun temsilcisi olan HDP. 2008 yılında AKP’nin, FETÖ ile işbirliği sonucu,  başlatılan kumpas davaları Ergenekon, Balyoz vs. sonucunda yıpratılan TSK ile birlikte, Cumhuriyet’in kurucusu, Kurtuluş Savaşı’nın baş mimarı, Mustafa Kemal Atatürk de hedef tahtasına oturuldu. Atatürk’ün kurduğu ve hayatta olduğu sürece genelbaşkanlığını yürüttüğü CHP de bu dönemde bir dönüşüm sürecine girdi.

Deniz Baykal’ın önceden FETÖ tarafından kayda alınan özel görüntüleri medyaya sunuldu. Tabi bu sunuştan önce, Baykal yerine genel başkan koltuğuna oturtulacak Kemal Kılıçdaroğlu ilk önce milletvekili daha sonra da grup başkan vekilliğine getirildi. Dahası, Melih Gökçek ile canlı yayına çıkan Kemal Kılıçdaroğlu belgelerle açık oturumda, Gökçek’i rezil ederek, muhaliflerin sevgi ve saygısını kazandı. Aslında Baykal’ın başında olduğu CHP yerine daha ılımlı(!), ulusalcılık değerlerinden uzak, Mustafa Sarıgül’ün genel başkanlığında bir parti kurulacaktı ancak; yeni bir yapı kurup onu büyütmek yerine, elde bulunan teşkilatı ele geçirmek daha mantıklı görüldü ve genel merkez binası tutulmuş, sloganı bile olan ‘‘Çare Sarıgül’’ olan yeni partiden Mustafa Sarıgül vazgeçti.

Kılıçdaroğlu’nun başında olduğu CHP artık Y-CHP olarak adlandırılıyordu. Ulusalcılar partinin yönetim kademesinden uzaklaştırılıyor, onların yerine Kürtçülük yapan, Kemalist karşı söylemler içerisindeki kişiler getiriliyordu. Süreç kısa sürede tamamlandı ve parti yönetimi tamamen ele geçirildi. AKP’nin Çözüm Sürecine, PKK ile Oslo Görüşmelerine, TSK’nın kumpaslarla yıpratılmasına, laikliğe karşı atılan adımlara, sınır komşularıyla -savaşa kadar uzanacak- yaşanan olumsuz ilişkilere karşı çıkacak bir CHP artık yoktu. Y-CHP’de, Atatürk’e küfür eden Mehmet Bekaroğlu, PKK’nın şehir yapılanması olan KCK sanıklarının avutkalığını yapan Sezgin Tanrıkulu gibi isimler vardı.

Y-CHP, 3-4 Şubat 2018 tarihlerinde, 36. Kurultayını yaptı. Genelbaşkan olarak tabiki Kemal Kılıçdaroğlu seçildi. Bu sonuç beni şaşırtmadı, çünkü Muharrem İnce, delegeler arasında hala bulunan az sayıda Kemalistin oyunu almak, tabanın gazını almak için ortaya atılan tavşan adaydı, genel başkanlık için hiçbir iddiası yoktu. CHP’nin geldiği noktadan rahatsızlık duymuyordu. Tam bir kara düzen adamıydı.

CHP’de bir değişiklik mümkün değildir, çünkü Türkiye’deki parti içi seçim sistemi buna izin vermez. Delegeler, genel merkez tarafından büyük oranda belirlenir, daha sonra delegeler genel başkanı seçerler, yani ben, benim adamlarımı seçerim, benim adamlarım beni seçer. Ayrıca CHP’de bulunan 1230 delegenin, Doğu ve Güneydoğu Bölgesi’ne ait kısmı 206! CHP, Doğu ve Güneydoğu Bölgesi’nde aldığı 12 milyon oyun 500 binini bile almıyor! Yani, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesine ait şehirlerdeki delegeler CHP’yi meclise sokma başarısı gösteremezken, kurultayda, oyların yaklaşık %20’sini temsil ediyor. O yüzden şu yanlış algı da kırılmalıdır; ‘‘CHP’yi kurtar(a)madan, ülke kurtarılamaz!’’ bu çok yanlış bir algıdır ve Türkiye’nin enerjisini tüketmektedir. Bizim amacımız, CHP’nin ele geçirildiğini, Atatürkçü halkımıza anlatmak ve onlara CHP’nin gerçek yüzünü göstermektir.

Hacettepe Üniversitesi siyaset bilimi ve kamu yönetimi mezunuyum. Erken cumhuriyet dönemi, Jön Türkler, faşizm ve 2. Dünya Savaşı çalışma alanlarım. Daha önce de HEPAR'da aktif siyaset yaptım.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

Türk Siyaseti'den Sonuncu

Çık Yukarı