Çözüm Enflasyonla Topyekün Mücadele Programı Mı?

Türk Siyaseti Yayınlayan:

Türkiye uzun süredir enflasyonla mücadele ediyor. Enflasyonu genel olarak tanımlarsak fiyatlar genel seviyesinin sürekli olarak yükselmesidir. Enflasyon, talep enflasyonu ve maliyet enflasyonu olarak ikiye ayrılır. Talep enflasyonu, ekonomideki toplam talebin toplam arzdan yüksek olması sonucu fiyatın yükselmesi sonucu oluşur, çözümü talebi düşürmek ya da sübvansiyonlarla arzı yani üreticiyi destekleyerek üretimi arttırmaktır. Maliyet enflasyonu ise, üretim maliyetlerinin artması sonucu arzın düşmesi ve bunun sonucunda fiyatlar yükselmesiyle oluşur. Türk Lirası’nın 24 Haziran seçimlerinden bu yana yüksek oranda değer kaybetmesi sonucu ülkede ithal edilen malların maliyetleri yükseldi yani maliyet enflasyonu yaşandı. Örneğin kağıt ithalatı %100 zamlandı dolayısıyla kitap fiyatları çok yükseldi.  Amerikan Doları Ağustos ayında 7 lirayı gördü bu bir zirveydi, ülke için tehlike çanları çalıyordu. Ülkenin ihracatı, ithalata bağlı olarak arttığı için döviz kurunun yükselmesi Türkiye’nin aleyhindeydi. Yaşanan zamların ardından enflasyon oranı yıllar sonra %20’lere çıktı. Eylül 2018’de enflasyon oranı %24.52 olarak tespit edildi. Yaşanan ekonomik krize çözüm olarak 9 Ekim 2018’de Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak Enflasyonla Topyekün Mücadele Programı’nı açıkladı.

Buna göre yılbaşına kadar elektrik ve doğalgaza zam yapılmayacak. TOBB ve TÜSİAD dahil iş adamlarıyla birlikte birçok üründe en az %10 indirim yapılacak. Aynı zamanda bankalardan yüksek faizle alınan kredilerde de %10 indirim uygulanarak, kredi çekenlere ödeme kolaylığı sağlanacak. İhracat yapan KOBİ’lere de düşük faizli 6 ay vadeli kredi verilerek ihracatın arttırılması planlanıyor. Devletin elinde bulunan ÇAYKUR, Atatürk Orman Çiftliği, Et ve Süt Kurumu, Toprak Mahsulleri Ofisi gibi kuruluşlar da aynı şekilde Enflasyonla Mücadele Programına katılarak ürünler de en az %10 olarak %40’lara kadar indirim yapacak. Bakan Albayrak bunun bir milli mücadele olduğunu belirtti. Türkiye, 24 Ocak 1980 kararlarının ardından serbest piyasa ekonomisine geçtiğinden beri birçok kez müdahale etmiştir. Bu şekilde doğrudan fiyatlar konusunda bu denli bir yaptırıma ilk kez gidiliyor. Türkiye bu noktada yeniden bir karar vermeli, serbest piyasa ekonomisinin gerekliliklerine sadık mı kalacak yoksa bunu terk edip sosyalist ekonomik sisteme mi geçecek?

Yukarıda açıkladığım üzere, Türkiye enflasyonun çözümü olarak belirtilen çözümleri uygulamıyor. Türkiye’de hem talep enflasyonu hem de maliyet enflasyonu yaşanıyor. Toplam talebi kısmak yerine, mallarda vergi indirimi uygulayarak, tüketicinin daha çok mal talep etmesi sağlanıyor. Ayrıca bu yüksek enflasyon döneminde verginin tarhı ile tahsili arasında geçecek süre içerisinde devlet de –Tanzi etkisiyle– vergi kazancında büyük bir eksiklik yaşayacak. Enflasyon düşmek bir yana toplam talep arttırılarak enflasyon yükseltiliyor, esnafın yanında durmak ve piyasayı canlandırmak için bu şekilde bir program uygulanıyor ancak maalesef çözüm bu değil. Aynı şekilde maliyet enflasyonun çözümü olarak, üreticiye destek yeteri kadar verilmiyor. Bunun sonucu enflasyon yeteri kadar düşmedi. Enflasyon, Kasım ayında yüzde 1,44 gerileyerek, yıllık bazda yüzde 21,62 oldu.

Hacettepe Üniversitesi siyaset bilimi ve kamu yönetimi mezunuyum. Erken cumhuriyet dönemi, Jön Türkler, faşizm ve 2. Dünya Savaşı çalışma alanlarım. Daha önce de HEPAR'da aktif siyaset yaptım.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*