cemaat

Hocaefendi…

Türk Siyaseti Yayınlayan:

Avrupa’nın 300 yılda yaşadığı ‘‘Aydınlanma Çağı’’nı 15 yıl boyunca Türkiye’de uygulamaya koyan Atatürk, kutsal dinimiz İslam’ı sofulardan temizlemeye çalışmış, bu amacına da büyük ölçüde ulaşmıştır. Ancak daha sonra hem DP iktidarında hem de 80 darbesi sonrasında oluşan büyük siyasi boşluktan faydalanan cemaatler, sivil toplum kuruluşu vaziyetinde siyasette güçlerini hissettirmeye başladılar. 

90’lı yılların başında Fethullah Gülen Cemaati, BBP’yi kullanarak polis teşkilatımıza sızmaya başladı. Gülen’in, Türkiye’de kullanmadığı siyasi kurum ve kişi neredeyse yoktu. Herkes ile temas halindeydi, Ecevit-Demirel-Özal-Türkeş herkes ile içlı dışlıydı. 90’lı yıllar AB ile Türkiye arasında, AB’ye rağmen AB’ye katılma konusunda ciddi adımlar atıldı. Çiller, AB’ye gidip eğer bizi AB’ye almazsanız, ‘‘Dinciler iktidara gelecekler, Türkiye’yi kaybedeceksiniz.’’ diyordu. 96 yılının başında hiç beklenmeyen bir şey oldu. Siyasal İslam Türkiye’de ilk kez iktidara yerleşti. Çiller ise Erbakan ile koalisyon ortağı oldu sanki hiç Avrupa ile anlaşmaya varmamış gibi, Erbakan’ı destekledi. Erbakan, cemaatleri daha da kuvvetli hale getirdi. Cemaatleri Başbakanlık konutunda iftarda ağırladı, tüm faaliyetlerini serbest kıldı, daha sonra 28 Şubat Postmodern Darbe ile hükümetten çekilmek zorunda kaldı. Fethullah Gülen ise 28 Şubat’tan sonra korkup ABD’ye kaçtı.

2002’de Siyasal İslam, ‘‘maske’’ takarak AKP ismiyle yeniden bu sefer tek başına iktidar oldu. 2007’de devletin zirvesi olan Cumhurbaşkanlığı makamı da ele geçirilince, Siyasal İslam’ın en büyük düşmanı olan Türk ordusuna karşı saldırılar başladı. Komplo teorileriyle dayanaksız iddialarla, PKK’lı gizli tanıklarla Türk ordusunun şerefli subayları ihanetle ve devleti yıkmakla suçlandı. Genelkurmay Başkanı terör örgütü kurmak suçundan hapis cezasına çarptırıldı. 2007-2010 arası AKP-FETÖ tam işbirliği içindeydi. TSK yıpratılıp, içi boşaldı. Boşalan rütbelere, Hocaefendi müridlerini orduya yerleştirdi, yerleştirilien askerler 15 Temmuz darbe girişiminde meclisi bombaladı, özel harekat polislerini şehit etti. Sırada yüksek yargıyı ele geçirmek kaldı. 2010 Referandumu ile HSYK’nın yapısı değiştirildi. Tüm kritik makamlara Hocaefendi müridlerini hakim, savcı olarak yerleştirdi. 15 Temmuz sonrası 4 bin hakim ve savcı görevden aldı bugüne dek. Dün dost denilen hocaefendinin köpekleri bugün Türk milletini parçalamak istiyor. 40 yılın kumpasına Türk gençliği olarak karşı çıkacağız!

Hacettepe Üniversitesi siyaset bilimi ve kamu yönetimi mezunuyum. Erken cumhuriyet dönemi, Jön Türkler, faşizm ve 2. Dünya Savaşı çalışma alanlarım. Daha önce de HEPAR'da aktif siyaset yaptım.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*