ankaraanlaşması

IKBY Referandumu ve Ankara Anlaşması

Türk Siyaseti Yayınlayan:

25 Eylül 2017’de gerçekleşecek IKBY Referandumu Türkiye’nin en önemli gündem maddesi durumunda. Kuzey Irak’ın Mesut Barzani önderliğinde Irak’tan bağımsızlığını kazanması ile ilgili olarak sorular kamuoyunda tartışılıyor. Bunlardan en önemlisi, Türkiye’nin ‘‘1926 Ankara Anlaşması’’ gereği Irak’ın toprak bütünlüğü bozulduğunda Musul’da hak iddia edip etmediğidir. Ankara antlaşmasında böyle bir madde yoktur. 

Ankara Anlaşması daha doğrusu Türkiye-Irak Sınırı ve İyi Komşuluk İlişkileri Antlaşması 5 Haziran 1926 tarihinde Türkiye, Irak ve İngiltere hükümetleri arasında imzalanmıştır. Anlaşmanın 5. maddesi şu şekildedir: ‘‘Tarafeyni akideynden her biri birinci maddede tasrih edilen hattı hududu kati ve taarruzdan masun olmak üzere kabul ve bunu tadile matuf her türlü teşebbüsten tevakki etmeği taahhüt eyler.’’1 Bu maddede Irak’ın toprak bütünlüğü bozulduğunda, Türkiye’nin Musul’da hakkı olduğunu değil, Türkiye-Irak sınırını bozulmayacak şekilde karşılıklı olarak garanti altına alır. IKBY Referandumunda ‘‘Evet’’ sonucunun çıkması Irak’ın toprak bütünlüğü bozar ancak Türkiye-Irak sınırını değiştirmez dolayısıyla Ankara Anlaşması’nda Türkiye’yi Musul’da hak sahibi yapacak bir madde yoktur! Bu tarz haberler kamuoyunun ‘‘gazını almak’’ için ortaya atılıyor ve yandaş medya tarafından pompalanıyor.

barzani_erdoğan
IKBY Başkanı Mesut Barzani, T.C. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte.

Türkiye ile İngiltere arasında Lozan Konferansı sırasında çözülemeyen ‘‘Musul Sorunu’’ Lozan Konferansı sonrasında İstanbul’da 19 Mayıs 1924’de Haliç Konferansı ile devam etmiş, ancak yine bir sonuca ulaşamamıştır. Türkiye, Lozan’da İsmet Paşa’nın tezlerine bu kez Ali Fethi Bey(Okyar) tarafından ileri sürülmüş, self-determinizm ilkesi gereği Musul’da halk oylaması yapılması teklifi İngilizler tarafından reddedilmiştir.2 Bunun üzerine Türk birliklerinin Musul’u almak için harekete geçmesi üzerine İngilizler tarafından Şeyh Sait isyanının çıkarılması Musul’un alınamamasına yol açmıştır. “Musul kaybettiğimiz değil, kurtaramadığımız bir vatan parçasıdır!”3 manşeti Cumhuriyet gazetesinde 6 Haziran 1926 tarihinde çıkmıştır. Mesut Barzani’nin Lozan hakkındaki yorumu Lozan’ın Türkiye için önemini vurgulamaktadır:

Sevr’de bize tanınan Bağımsız Kürdistan vaadi Lozan’da tanınmadı, biz şimdi referandum ile bunu düzeltiyoruz!

Referandum sonucu evet ve ya hayır çıksın Türkiye ve Irak için hiçbir şey değişmeyecektir çünkü 1990’ların başında Türkiye’nin finansman ettiği Barzani, geçen 25 yıllık süreçte o kadar güçlendi ki, zaten Irak’dan bağımsız hareket eder hale gelmiş durumda. Ayrıca Türkiye’nin sözde Kürdistan bayrakları ile Barzani’yi Ankara’da resmi törenle karşılaması, Amerika’nın ve İsrail’in kendisine tam destek vermesi, popüler jargon ile ‘‘konjonktür’’ uygunluğu sayesinde Barzani istediğini her türlü alacaktır.

  1.  https://www.tbmm.gov.tr/tutanaklar/KANUNLAR_KARARLAR/kanuntbmmc004/kanuntbmmc004/kanuntbmmc00400911.pdf(Son Erişim Tarihi 17.09.2017)
  2. Nevin Yazıcı, ‘‘1926-1956 Dönemi Türk Dıs Politikasında Musul Sorunu’’, CTADYıl 7, Sayı 14 (Güz 2011), s.140.
  3. Cumhuriyet, “Musul, kaybettiğimiz bir vatan parçası değil; belki kurtaramadığımız bir vatan parçasıdır!”, 6 Haziran 1926, s. 2.

Hacettepe Üniversitesi siyaset bilimi ve kamu yönetimi mezunuyum. Erken cumhuriyet dönemi, Jön Türkler, faşizm ve 2. Dünya Savaşı çalışma alanlarım. Daha önce de HEPAR'da aktif siyaset yaptım.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

Türk Siyaseti'den Sonuncu

Çık Yukarı