meclis

Mustafa Kemal’in TBMM’de İlk Konuşması

Türk Tarihi Yayınlayan:

Meclis normalde 22 Nisan’da açılacaktı ancak dönemin Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi 23 Nisan’ın Cuma olması ve daha kalabalık topluluğun katılım sağlaması düşüncesiyle 23 Nisan’da açılmasını istedi. Mustafa Kemal bu görüşü uygun buldu ve 1.Türkiye Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920 günü açıldı. Aslında meclisin adı Olağanüstü Meclis adında açılmıştır. Sonradan TBMM olmuştur. En yaşlı üye olan Sinoplu Şerif Bey Meclis açılış konuşmasını yapmıştır. Daha sonra Mustafa Kemal Başkan olarak seçilmiştir. Meclisin açılış günü olan 23 Nisan 1920’de 390 vekilden 115 kişi ancak katılabildi. Bunu sebebi işgale uğrayan ve ya ulaşımı olmayan yerlerden vekillerin gelememesi ve bazı önemli merkezlerde ordu komutanlığı yapan Kazım Karabekir gibi komutanların düşman işgaline karşı orduyu bırakıp gelmemesidir.

23 Nisan 1920’de 115 temsilci ile Ankara’da İttihat ve Terakki’nin binasında ilk TBMM toplanır. Bir bölümü Mustafa Kemal Paşa’nın Sivas Kongresi sonrası Heyet-i Temsiliye Reisi olarak Anadolu genelinden çağrı yaptığı temsilciler bir bölümü de Meclis-i Mebusan’dan kaçarak gelenlerdir.

23 Nisan 1920… Ankara’da büyük millet meclisi açılmıştır. Memleketin her tarafından birçok milletvekilleri gelmiştir. Bu yeni meclise gelenlerin bir kısmı Ankara’da hiçbir şeyin olmadığını görünce, ümitsizliğe düşmüşlerdi. Bahsedilen ne Yeşilordu, ne hazine, ne yatacak otel, hiçbir şey yoktu. Sadece, Mustafa Kemal…

Bazılarına bu dava çürük gelmiş olacak ki, memleketlerine dönmeye karar verdiler. Bunlar geri dönerlerse mecliste huzursuzluk olacağını anlayan Mustafa Kemal, kürsüye çıktı. O gün pek heyecanlıydı. Atatürk’ün hayatında belki de böyle canlı bir tablo doğmamıştı. Mustafa Kemal’in TBMM’deki ilk konuşması:

İşittim ki, bazı arkadaşlar yoksulluğumuzu bahane ederek memleketlerine dönmek istiyorlarmış. Ben kimseyi zorla milli meclise davet etmedim. Herkes kararında özgürdür, bunlara başkaları da katılabilirler. Ben bu mukaddes davaya inanmış bir insan sıfatı ile buradan bir yere gitmemeye karar verdim. Hatta, hepiniz gidebilirsiniz. Asker Mustafa Kemal mavzerini eline alır, fişeklerini göğsüne dizer, bir eline de bayrağını alır, bu şekilde Elmadağ’ına çıkar, orada tek kurşunum kalana kadar vatanı savunurum. Kurşunlarım bitince de bu aciz vücudumu bayrağıma sarar, düşman kurşunları ile yaralanır, temiz kanımı, mukaddes bayrağıma içire içire tek başıma can veririm. Ben buna and içtim!…

Hacettepe Üniversitesi siyaset bilimi ve kamu yönetimi mezunuyum. Erken cumhuriyet dönemi, Jön Türkler, faşizm ve 2. Dünya Savaşı çalışma alanlarım. Daha önce de HEPAR'da aktif siyaset yaptım.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

Türk Tarihi'den Sonuncu

Dünya_önderi_Atatürk

Dünya Önderi Atatürk

Önder… İnsanoğlu geçmişten bugüne siyasi bir hayvan olduğu için her zaman teşkilatlı
Çık Yukarı