29-ekim-cumhuriyet-bayrami

Neden 29 Ekim?

Türk Tarihi Yayınlayan:

İnsanoğlu 5 bin yıl önce yazıyı bulduğundan beri, tarihe baktığımız hep savaşlar olmuştur. Bu 5 bin yıllık süre içinde sadece 236 sene barış içinde geçmiştir, aslında bu seneler de savaş arası verilen molalardan başka bir şey değildir. Savaş tarihi dışında bir de devrim tarihi vardır. Tarihi değiştiren üç büyük devrim-Türk, Rus ve Fransız- den birini Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk gerçekleştirmiştir. Bu Türkçü devrim Dünya’daki sömürgeci güçlerin yıkılması ve Dünya’daki mazlum milletlerin bağımsızlığını kazanmasına yol açmış, Dünya’da yeni bir düzen meydana getirmiştir.   

Mustafa Kemal Paşa, Mondros Ateşkesi’nin imzalanmasından bir gün sonra, 31 Ekim 1918’de Adana’ya gelerek Liman Von Sanders’ten Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı’nı devralmıştır. Devir teslim töreni sırasında bir ara Von Sanders, “Bizim için her şey bitti!” deyince Mustafa Kemal Paşa,

Savaş müttefikler için bitmiş olabilir, fakat bizi ilgilendiren savaş, istiklal savaşımız şimdi başlıyor! 

demiştir. Atatürk’ün 31 Ekim 1918’de Alman generalin gözlerinin içine bakarak söylediği bu sözler, kafasındaki direniş düşüncesinin en önemli kanıtıdır.

Bazı Atatürk düşmanı, çakma tarihçiler ve gazeteciler -Derin Tarih denen oluşum- Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’na sonradan katıldığını, Kurtuluş Savaşı’ndaki etkisinin önemsiz olduğunu söylemekteler. Hatta Kurtuluş Savaşı’nı Kazım Karabekir Paşa’nın 19 Nisan 1919’da Trabzon’a çıktım.” sözlerini referans olarak göstermekteler.

Saygıdeğer efendiler, bu antlaşma, Türk Milleti’ne karşı yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış Büyük Suikast’ın sonuçsuz kaldığını bildirir bir belgedir. 1927, Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk. 

İşte bu anlayışla, Kurtuluş Savaşı’nı gerçekleşen Ulu Önder, 28 Ekim 1923’te arkadaşları ile yemek yerken bir an ayağa kalkar ve masadakilere hitap ederek, ”Beyler, yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz.” der. Bu sözler bugün Cumhuriyeti rejimi düşmanları tarafından çarpıtılarak, Atatürk’ü diktatör olarak göstermek istiyorlar. Meclisin fikri alınmadan, kafasına göre hareket eden bir kişi olarak anlatılan Atatürk, cumhuriyeti ilan ettiğini daha doğrusu neden özellikle 29 Ekim tarihini seçtiğini daha sonra yakın çalışma arkadaşı Fahrettin Altay Paşa’nın sorusu üzerine şöyle cevaplayacaktı.  

Mütareke 30 Ekim 1918’de imzalanmıştı. Vatan parçalanmış, istilaya uğramıştı. Peki, 30 Ekim 1918’den bizim İzmir’e girdiğimiz tarih olan 9 Eylül 1922’ye kadar kaç yıl geçti? Dört yıl. 29 Ekim 1923’te Cumhuriyeti ilan ettik. İşte beş yıla sığdırdığımız büyük inkılap, bizim yaşadığımız şartlara duçar olmuş, hangi milletin tarihinde vardır? Bu mazlum millet kendisinin hakkı olan yere ulaşmıştır, çektiğimiz acıların, sıkıntıların en büyük mükafatı işte budur. Bütün dünya bunu görmüştür. Daha da görecekleri vardır. Beni en çok mesut eden hadise, bu mazlum milletin hak ettiği bu yere gelmesidir. Sen benim 30 Ekim 1918 sonrası günlerdeki çektiğim azabı bilirsin. Yanımdaydın. Mondros 30 Ekim’dir. Cumhuriyet 29 Ekim. İşte bu da bir milletin, mazlum bir milletin ahıdır. Sanırım ki o zamanki devletler bunu anlamışlardır. 

Atatürk bir an durdu, Fahrettin Paşa’ya baktı ve sonra elini masanın üzerine vurarak:

Deyiniz ki, bu tarihten silinmek istenilen bir milletin öcüdür…

Hacettepe Üniversitesi siyaset bilimi ve kamu yönetimi mezunuyum. Erken cumhuriyet dönemi, Jön Türkler, faşizm ve 2. Dünya Savaşı çalışma alanlarım. Daha önce de HEPAR'da aktif siyaset yaptım.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

Türk Tarihi'den Sonuncu

Dünya_önderi_Atatürk

Dünya Önderi Atatürk

Önder… İnsanoğlu geçmişten bugüne siyasi bir hayvan olduğu için her zaman teşkilatlı
Çık Yukarı