Rönesans Tablosu: Arnolfini’nin Düğünü

Siyaset Bilimi Yayınlayan:

Ortaçağ Avrupasında, Kilise otoriter güç olarak, sanatı, Hristıyanlık’ın propagandası olarak kullanıyordu. 15. yy.da Rönesans hareketleri başlayana dek, sanatçının ne çizip çizemeyeceğini, hangi eserin sanat olup olmadığına karar veren, Papa’nın otoritesine karşı çıkan, Jan van Eyck tarafından 1434 yılında çizilen ‘‘Arnolfini’nin Düğünü’’ adlı tablo, bir Rönesans simgesidir, hem sanat tarihi açısından hem de ‘‘sanat ve siyaset’’in ilişkisi bağlamında  önemli bir yere sahiptir.

arnolfini süpürge ile ilgili görsel sonucu

Skolastik düşüncenin hakim olduğu, Ortaçağ boyunca, Papa ve Kilise, sadece uhrevi varlıkların, resminin yapılmasına izin veriyordu. Yani, Hz. İsa ve Meryem, melekler, havariler vs. çizilirdi. Arnolfini’nin Düğünü’nde ise sıradan bir çifti görüyoruz. Jan van Eyck, sembolik ressamlığın en önemli eserlerinden birini bu tabloda resmetmiştir. Tabloya ismini veren de Niccolo Arnolfini burjuva sınıfının bir temsilcisi bir tüccardır. Lüks giyimi ile, Ortaçağ’ın sınıfsal tanımlamaları dışında olduğu göze çarpıyor. Kendisi ne soylu bir lord, ne ruhban sınıfına mensup bir papaz ne de bir köledir. Arnolfini’nin evin dış kapısına doğru betimlenmesi, erkeğin toplumda ‘‘kamusal alan’’ı; Giovanna Cenami’nin odanın içinde betimlenmesi ise, kadının ‘‘özel alan’’ı temsil ettiğini gösterir. Masanın üstünde gördüğümüz portakal, 15. yy.da Avrupa’da çok lüks sayılabilecek bir meyveydi ve coğrafi keşiflerin etkisiyle ticaret sayesinde zenginleşen Arnolfini’yi işaret ediyordu.

İkilinin arasındaki küçük köpek ise sadakatin sembolüydü. ‘‘Köpekler insanların en sadık dostudur.’’ deyişini burada da görüyoruz. Çiftin arkasında yer alan ayna ile hem çifti arkalarını görüyoruz hem de aynanın çevresindeki küçük madalyonlarda Hz. İsa’nın betimselenmesi görüyoruz. Burada Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesi, göğe yükselmesi, Hz. Meryem’in yakarışı ve Tanrı’nın Hz. İsa’yı yanına alması gibi olayları görmekteyiz. Aynanın üzerinde büyük bir imza görüyoruz. İmzanın sahibi aynı zamanda sanatçının kendisi, Jan van Eyck. ‘‘Jan van Eyck buradaydı.’’ diyerek imzalamış kendi eserini sanatçı. Aynanın yanında duran iki obje de dikkat çekmekte; tesbih ve karyola diğerine asılı süpürge. Tesbih; Hristiyanlık’ın dua etmek için kullandığı en önemli objelerden biri, süpürge ise, temizliği temsil ediyor. 

Hacettepe Üniversitesi siyaset bilimi ve kamu yönetimi mezunuyum. Erken cumhuriyet dönemi, Jön Türkler, faşizm ve 2. Dünya Savaşı çalışma alanlarım. Daha önce de HEPAR'da aktif siyaset yaptım.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*